AZMİN ADI PARATRİATLON

AZMİN ADI PARATRİATLON

02 Aralık, 2021 20:12, Haberler by carraro 0 Yorum

Her fırsatta söylediğim bir söz ‘Sporda Engel Yok!’. Türkiye’deki tüm paratriatletleri tanıdığım için midir bilmem ama, bir temenniden öte, her seferinde ağız dolusu söylerim bu sözü. 

 

Paratriatlon konusunu mümkün olduğunca gündemde tutmaya çalışıyorum. Gazi sporcumuz, maraton koşucusu Ekrem Taşkın, koltuk değnekleri ile half Ironman (70.3) bitiren tek paratriatlet Abdülkadir Özoğul, Türkiye’nin ilk kadın paratriatleti sevgili Miray Ulaş ve bu yıl Dünya Üçüncüsü olmayı başaran Burak Abacıoğlu’nun ortak özellikleri yıllardır Carraro ailesinin parçası olmaları. Üstelik büyük de bir sorumluluğu taşıyorlar, engelli vatandaşlarımıza, gençlerimize bir örnek ve umut olmak. Zaman zaman omuzlarındaki misyonun yükü altında sarsıldılar ama asla yılmadılar. Şimdi olimpiyat yolunda kararlı adımlar ile ilerliyorlar.

 

Bu zorlu branşın ‘Engel Tanımaz’ atletlerini ve özel kategorilerini incelediğimiz bu yazımızda yarışların sevilen yüzleri Abdülkadir Özoğul ve Ekrem Taşkın’ı bu yazıya konuk ediyoruz. Sonraki bölümlerde yeni yüzleri de göreceksiniz şüphesiz.
Başlı başına zor bir spor dalı olan triatlonu bir de engellere aldırmadan yapmak ayakta alkışlanmayı hak eder bir durum. Zaten yarışmalarda en büyük tezahüratı minik ve paratriatlet kategorisi sporcular alıyor olması şaşılacak bir durum değil. Ayrıca diğer atletlerden herhangi bir mesafe ayrımı olmaksızın yüzme, bisiklet ve koşu parkurlarında her yıl daha fazla ‘engelsiz’ paratriatlet görüyor olmak, bu sporu şevkle takip eden bizler için büyük mutluluk kaynağı. Bu sebeple hem Türkiye Triatlon Federasyonu’na hem paratriatlet yetiştirmeyi kendine görev edinmiş antrenörlere ve hem de bu kategorideki sporcuları destekleyen sponsorlara emeklerinden dolayı gönül dolusu teşekkürlerimizi de iletelim.

 

ITU (Uluslararası Triatlon Birliği) tarafında 2014 yılına kadar 7 farklı klasmanda yarışan Paratriatletler, 2014 yılında revize edilen ispat temelli yönerge ile 3 farklı kategoride sınıflandırılıyorlar. 2019 edisyonuna göre ise hareket engelli klasman PTS2-PTS5 arası, görme engelli klasman ve tekerlekli sandalye klasmanı PTWC-1 ve PTWC-2 şeklinde ayrılıyor. Kas gücü kayıpları veya Serebral Palsi gibi kas ve sinir sistemini etkileyen rahatsızlıkları bulunan sporcular bu kategoriler içinde yer alıyor.


Özel Kategoriler
Hemen her yarışta kategorileri üzerine karışıklıklar yaşandığından bir miktar terminolojiye de bakalım.
PTS2: İleri düzeyde hareket kısıtı bulunmakla birlikte kas gücü ve hareket kabiliyetine sahip sporcular için kullanılır. Bir bacağı diz üstü ampute sporcular bu klasmanda yarışırlar ve müsabakada protezlerini veya destekleyici ekipmanlarını kullanabilirler.
PTS3: Önemli düzeyde hareket kısıtı bulunmakla birlikte kas gücü ve hareket kabiliyetine sahip sporcular için kullanılır. Her iki bacağı diz üstü ampute sporcular ile bir kolunda kas gücü kaybı bulunan sporcular bu klasmanda yarışırlar ve ve müsabakada protezlerini veya destekleyici ekipmanlarını kullanabilirler.

PTS4: Orta düzeyde hareket kısıtı bulunmakla birlikte kas gücü ve hareket kabiliyetine sahip sporcular için kullanılır. Bir kolda gelişim bozukluğu veya omuz/diz üstü ampute sporcular bu klasmanda yarışırlar ve müsabakada protezlerini veya destekleyici ekipmanlarını kullanabilirler.
PTS5: Hafif düzeyde hareket kısıtı bulunmakla birlikte kas gücü ve hareket kabiliyetine sahip sporcular için kullanılır. Dirsekte/ayaklarda ortopedik deformasyon, el/ayak ayak bileğinden ampute, hafif serebral palsi sporcular bu klasmanda yarışırlar ve müsabakada protezlerini veya destekleyici ekipmanlarını kullanabilirler.
Bunlar dışında tekerlekli sandalye kullanan sporcular için PTWC-1 ve PTWC-2 ve görme engelli sporcular için de görsel korteks, gözün yapısı veya optik sinir bozukluklarına göre PTVC-1 ve PTVC-2 klasmanları bulunuyor.

Azmin Ta Kendisi!

Yazının bu bölümü ise modern zaman kahramanlarına ait. Lafın gelişi değil, sayfamızın konuklarından Ekrem Taşkın kahraman bir güneydoğu gazisi. Abdülkadir Özoğul ise Half Ironman bitirmiş bir ‘Engelsiz’ sporcu. Her ikisi de yakın dostumuz olunca sohbet uzun. Vakit kaybetmeden başlayalım.
Carraro Türkiye: Sevgili Ekrem sen büyüksün seninle başlayalım. Biraz kendinden ve triatlon ile ilk tanışmandan bahseder misin bize? Abdülkadir sonra söz sende.

Ekrem Taşkın (E.T): 47 yaşında, 2 çocuk babası bir Güneydoğu Gazisiyim. Bu sporla tanışmam tamamen tesadüf eseri katıldığım bir toplantı sırasında aldığım bilgiler ile oldu. Bugün geldiğim noktadan gurur duyuyorum. Ülkemi Paratriatlon Dünya Kupası yarışmasında İtalya’da temsil ettim.


Abdülkadir Özoğul (A.Ö): 1994 yılında geçirmiş olduğum trafik kazası sonrası sağ bacağımı kaybettim. 2006 yılında ampute futbol ile spor hayatıma başladım. 2007 yılında koşulara başladım ve kaledyan değnekler ile birçok koşu yarışında iyi dereceler aldım. Sağlık için yüzmeyi öğrendim. 2015 yılında ampute futbolu bırakıp, hobi amaçlı devam ettiğim yüzmeye bisikleti de ekleyebilir miyim diye düşündüm. Aslında amacım balık tutmaya giderken yorulmamak için bisiklet sürmeyi öğrenmekti. Şimdi granfondo koşuyorum! (Gülüyor)


Carraro Türkiye: Biliyorum ikiniz de başarılarınız ile övünmeyi sevmiyorsunuz ama bahsetmeden olmaz. Bir yanda koşulan yarı maratonlar (21Km) diğer yanda bitirilen Yarı Ironman (1,9Km Yüzme – 90Km Bisiklet – 21Km Koşu) yarışmaları var.


(E.T): 50’nin üzerinde madalyam var. Triatlon ve Duatlon dışında yarı maraton ve açık su yüzme yarışmalarında derecelerim var. Antalya, Lizbon, Adana ve Balıkesir’de yarı maraton koştum. 2018 yılında Sessiz Çığlık Projesi kapsamında engelli haklarına dikkat çekmek amacıyla İstanbul’dan Lahey’e kadar 49 günde 4.521Km bisiklet sürdüm. Bunu protez bacakla başaran dünyadaki tek engelli sporcu olmak benim için bir gurur vesilesi.


(A.Ö): 2016 yılında İzmir Duatlonu ile Carraro Ailesi’nin bir ferdi oldum. Onların da desteği ile Türkiye Şampiyonu oldum ve 2017 hedefimi Half Ironman bitirmek olarak belirledim. Triatlon branşında 2017 Türkiye ikinciliğinin yanı sıra, Türkiye’nin ilk Yarı Ironman Paratriatlet’i olmanın gururunu yaşadım. Bu tarif edilemez bir duygu benim için. 2018’de gelen Triatlon Türkiye birinciliğin yanında İstanbul Boğazı’nı yüzerek geçmenin ve Çeşme Granfondo’da elde ettiğim birinciliğin anlamı büyük benim için. Bu yıl Alanya’da düzenlenen Paratriatlon Dünya Şampiyonası’nda da 3. oldum. Bu noktada sponsor desteği çok önemli. Yarışlarda yanımda ailem varmış gibi destek görüyorum. Bu da beni ekstra motive ediyor.

Carraro Türkiye: Sizler büyük hedefleri olan azimli sporcularsınız. Ayrıca engelli vatandaşlarımıza da örnek teşkil ediyorsunuz. Başkalarının hayal bile etmekte zorlandığı yarışmaları ‘Engel Tanımaksızın’ başardınız. Sırada neler var?


(E.T): Hedefim Paralimpik Oyunları’nda ülkemi temsil etmek. Bunun için de mesaiden kalan zamanımı -ailemin de desteği ile- antrenmanlara ayırıyorum. Ancak bu hedef çok büyük emek istiyor. Yurt dışı yarışmalara katılıp puan da toplamak gerekiyor. Bu da tahmin edersiniz ki zahmetli bir iş.


(A.Ö): Temel hedefim engellerin engel olmadan spor ve sosyal hayatın beraber var olabileceğini herkese göstermek ve tabii ki uluslararası yarışmalarda ülkemi temsil etmek benim de en büyük hedefim. Bunu da bu yıl Alanya’da Dünya Üçüncüsü olarak gerçekleştirdiğim için gururluyum.


Carraro Türkiye: Biraz da nasıl antrenman yaptığınızdan bahsetsek?

(E.T): Ben antrenörüm eşliğinde haftanın her günü düzenli antreman yapmaya gayret ediyorum.


(A.Ö): Bizleri normal iş hayatları olan insanlarız ve bulduğumuz her boş anımızı idman yaparak geçirmemiz gerekiyor. Hafta içi birisi uzun mesafe olmak üzere en az üç gün bisiklet, 2 gün yüzme ve 2 gün koşu şeklinde idman programımı kendime göre ayarlıyorum.


Carraro Türkiye: Tabii her şey dikensiz gül bahçesi değil. Biraz da sorunlara değinelim mi?


(E.T): Paratriatlonun geliştirilmesi için paratriatlet sporcuların klasmanlarının doğru yapılarak Avrupa ve Dünya standartlarında yarışmaları sağlanmalı. Engelli sporcuların sayılarının arttılması ve sporcuların yarışmada kullandıkları teçhizatların (Protez, Tekerlekli Sandalye, Bisiklet vb) temin edilmesi kolaylaştırılmalı. Antreman imkanları artırılmalı ve engelli sporculara maddi destek sağlanmalı diye düşünüyorum. 


(A.Ö): Ben de kategorizasyondan yana dertliyim. Engelli sporcu arkadaşlarımızın sayısı artıyor. Fakat doğru kategorilerde değerlendirilmediğimiz zaman haksız sonuçlar ortaya çıkıyor. Mesela ben değnek yardımı ile koşarken, koşu protezi ile yarışan birine nasıl rakip olabilirim ve nasıl aynı kategoride mücadele edebiliriz ki? Bir de yarışlarda değişim alanlarında tek ayağımın üzerinde yarışmanın verdiği yorgunluğun üzerine yine tek bacak üzerinde zıplayarak hareket etmek güç oluyor ama onu da bir refakatçi desteği ile çözüyoruz. Triatlon zor spor ama paratriatlon daha zor. Fakat şunu unutmayın imkansız değil. İnsan oğlu herşeyi başarabilir. İstek, azim ve inanç olduktan sonra.


Şimdilik bu kadar. Tadımlık da olsa hem sohbetimizi hem de konumuzun önemini ve terminolojiyi dilimiz döndüğünde aktarmaya çalıştık. Yeni yazılarda yeni arkadaşlarımız ile sizi buluşturmaya devam edeceğiz.
 

Yazı: Samed KUNAÇ

Lütfen ikiden fazla bisiklet seçmeyin.