20 Şub Abdulkadir Özoğul

ABDULKADİR ÖZOĞUL

 

Paralimpilk sporcularımızdan Abdülkadir Özoğul, bisiklet seververin tanıdığı bir isim. O’nu son dönemlerdeki amatör yarışlarda sıkça görüyoruz. O parkurlarda pedal çevirirken seyircinin sevgisini ve desteğini de her zaman en çok hak eden sporcu oluyor.

 
Abdülkadir Özoğul 28 yaşında. Paralimpik sporuna başlangıç öyküsü Bolu’da geçirdiği bir kazanın ardından yanlış bir tedavi sonucunda başlıyor. 1994 yılındaki bu talihsiz kazadan sonra hayata sporla daha sıkı tutunan Abdülkadir Özoğul şimdilerde bisikletin üzerinde pedal çevirirken hepimize ilham vermeye devam ediyor. Abdülkadir Özoğul’un bisiklet üzerinde edindiği başarılarını ise Accell Bisiklet destekliyor.

Bisiklete ilk olarak ulaşım ve balık tutmak amacıyla başlayan Abdulkadir Özoğul, bisikletle olan hikayesini, “Bisiklet hakkında hiçbir bilgim yoktu. Tek ayakla nasıl kullanabilirim bilmiyordum mesela. Bunun için kendime tek ayakla çevirebileceğim bir pedal yaptım ve kullanmaya başladım. Daha 1 -2 ay olmuşken bir çift beni gördü, yanıma gelerek şehirlerarası ve şehir içinde turlar yapan bisiklet gruplarından bahsetti. Böylece bisiklet hayatımda her geçen gün daha da büyük bir önem kazanmaya başladı. Çeşitli gruplarla sürüşlere çıktım. Sonrasında bisiklet yarışlarına katılmayı düşündüm, tabi burada karşıma çok büyük engeller çıktı.” diye anlatıyor.

İlk zamanlar ailesinin bisikletle uzak yerlere gitmesinden endişe duyduğu Abdulkadir şimdilere Eğirdirspor’un bir sporcusu. Kulübüyle anlaşması, Eğirdir bisiklet festivaline dayanan, ilginç ve biraz da tesadüfi hikayesinin devamını Abdulkadir’den dinliyoruz,” Bildiğiniz gibi ülkemizde para-bisiklet branşı yok. Bu aslında çok büyük bir eksiklik. Haliyle ben de başka branşlar araştırıyordum. Triatlon dalında paratriatlon branşını buldum ve katılmayı düşündüm. O dönemde “Kalbin İçin Pedalla” grubunun düzenlemiş olduğu Eğirdir Bisiklet Festivali’ndeyken Eğirdir belediye başkanı ile tanıştım. Benim oradaki azmimi ve çabamı görünce, ”Neden spor yapmıyorsun?” diye sordu. Ben de durumdan bahsettim. Kendileri, ”Eğer yapabilirsem ufak bir şekilde de olsa yardımcı olacağım” demişti. Ben İstanbul’a dönünce bana ulaştılar ve Eğirdir spor kulübü sporcusu olmamı teklif ettiler. Ben de 2016’da Eğirdir spor kulübüyle triatlon sporuna başladım ve daha ilk senem olmasına karşın Türkiye paratriatlon birinciliğini elde ettim.”

Ancak pek çok para-bisikletçi gibi Abdulkadir’in de en büyük şikayeti ülkemizde para-bisiklet branşının olmaması. Bu konudaki eksikliğin bir nedeni olarak engelli sporcuların spora karşı olan ilgisizliğinin rolü olduğunu vurgulayan Özoğul, ekliyor, “Parabisiklet branşı bence açılmakta geç kalınmış ve açılabilecek bir branş. İnşallah bunun için de uğraşıyoruz. Bisiklet yarışlarına katıldım ve orada engelsiz insanlarla pedal çevirdim. Çoğu kişiyi geride bırakmışlığıın vardır. Bu aslında parabisiklet branşımız olsa bizim daha büyük başarılar elde edebileceğimizin de bir göstergesidir. Bu konudaki en büyük engel ise engelli dostlarımızın başvuru yapmaması, çekimser olmaları. Biraz daha hayatın içinde yer almaları gerekmekte. Çünkü bu branş büyük ihtimalle yeterli sporcu sayısma ulaşılamadığı için açılmıyor.”

Maratonda ve yüzmedeki yeteneklerini bisiklet ile birleştiren Abdulkadir Özoğul, para-triatlondaki başarısını da inanç ve motivasyonuna bağlıyor. Bunun da en büyük ispatı Kuşadası’ndaki bir yarışta başından geçenler. ” Kuşadası yarışımda yüzme etabında açık denizde, yüzüme diğer bir sporcu çarptı ve gözlüğüm çıktı, düzeltip devam ettim. Bisiklet etabında bu sefer önüme yarış dışı biri çıktı ve ona çarparak düştüm. Tekrar kalkıp devam ettim ama bu sefer de koşu etabı bitiminde bitiş takı tam geçeceğim sırada üzerime devriliyordu. Yine de yarışı tüm olumsuzluklara rağmen bitirdim, çünkü inanmıştım.”

Bisikletin kendisi için ifade ettiği anlamı, “Bisiklet hayattır” diye tarif eden Abdulkadir Özoğul aynı zamanda engelli gençleri bilinçlendirmek için de çaba sarf ediyor. Bir blog yazısında “Kendinizi eve kapatırsamz yalnızca kendinize zarar verirsiniz. Bunun örneğini ben çok yaşadım.” diyen Abdulkadir’den bu durumu biraz daha açmasını istiyoruz, “Bunu şu şekilde anlatayım. Spor hayatımda daha önce futbol olduğu için çok sayıda engelli dostum ve arkadaşım mevcut. Bu engelli arkadaşlarım tek kol, tek bacakla dışarıda acınırcasına bakılacağını düşündükleri için doğal olarak engellerinin belli olmaması yönünde özen gösteriyorlar. Aslında bu bizim toplumumuzun eğitim eksikliğinden kaynaklanıyor. İnsanlar tek bacaklı veya tek kollu birisini gördüğünde çok şaşırıyorlar, istemsizce de olsa o engelliye acırcasına bakabiliyorlar. Engelli dostlarımın bunu artık aşması gerekiyor. Bu durumda da onlara çok iş düşüyor, çünkü bu bizim ömrümüz boyunca yaşayacağımız hayatımız. Kimse isteyerek ya da seçerek engelli olmuyor ama bu gerçekle engelli dostlarımın yüzleşmesi gerekmektedir ve bunu da yapabileceklerine inanıyorum.”

Bisiklet dışında arnpute futbol liginin kurucularından biri de olan Abdülkadir, 2006-2013 yılları arasında 2 farklı İstanbul kulübünün formasını giyip, bir de Türkiye üçüncülüğü yaşamış. Aynı zamanda iyi de bir yüzücü olan Abdulkadir Özoğul’un engelsiz yüzücülere karşı elde ettiği bir de birinciliği mevcut. Abdulkadir gelecek hedeflerini şöyle sıralıyor, ” Geçirmiş olduğumuz kaza sonrası doktor hatası yüzünden bacağımı kaybettim ve engelsiz bir insanın yapabileceği her şeyi ve hatta bazı zamanlarda fazlasını bile yapabileceğimi görüp her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Bu doğrultuda 2017 hedefim Ironman Türkiye ayağmı tamamlamak. Asıl büyük hedefimse 2020 Tokyo Paralimpik oyunlarında Türkiye formasını göğüslemektir. Bu konuda maddi manevi desteğe ihtiyacım var ve inşallah bu süreçte güzel adımlar atarım.” Abdülkadir Özoğul’un centilmence mücadelesini yıllar boyu saygıyla izlemeye devam edeceğiz.

carraro
info@accellbisiklet.com.tr
No Comments

Post A Comment